Content on this page requires a newer version of Adobe Flash Player.

Get Adobe Flash player

  Fotoğraf çekerken...  

Geri...

Fotoğraf makinemizi ve uygun aksesuarları satın aldık, artık işimiz fotoğraf çekmeye kalıyor. Fotoğraf çekme makineyi bir obje üstüne doğrultup deklanşöre basma işi değildir aslında. Çekime çıkmadan önce kısa bir hazırlık yaparak çekim sırasında karşımıza çıkacak sorunları önceden bir nebze engelleyebiliriz.

Önce fotoğraf türlerini kısaca anlatalım isterseniz.


Günbatımı fotoğrafı çekimi
 
Hemen her yaş grubu için günbatımı renkleri ve romantik havası coşkulu duygular uyandırır. Ve yine hemen her fotoğrafçı da güzel günbatımı fotoğrafları çekmeyi ister. Genellikle çıplak göz ile görülen günbatımı manzarasının, fotoğrafı çekildiğinde ortaya çıkan kare ise donuk ve zevksiz bir hale dönüşmektedir. Bu esnada daha önceden belirlenebilecek birkaç ufak kural ile bu sorunu çözmek mümkündür.
Gün batımı sırasında ışık şiddeti çok düşeceği için fotoğraf makinemize yüksek hızlı filmler takabiliriz. Yüksek hızlı filmler daha az ışık ile çalışma prensibi ile geliştirildikleri için içindeki ışığa duyarlı parçacıkların (gren) ebatları daha büyüktür. Bu gren yapısı yüzünden çekilen fotoğraf üstünde renkli bir takım bozulmalar olacaktır. Bunu engellemenin yolu, normal hızlı filmler kullanmak ve fotoğraf makinesi ile çekim yaparken makineyi biraz uzun pozlamaktır. Uzun pozlamalar için tripod kullanmak en doğru çözüm olacaktır. Bu şekilde film hızımızdan ödün vermeden gren sorununu çözmüş oluruz.
Makinemiz ve filmimiz tamam, ayak da aldık yanımıza, şimdi geldi en önemli yere. Günbatımı fotoğrafında açı gerçekten çok önemlidir. O zaman mümkün olduğu kadar geniş açılı bir objektif tercih etmeliyiz gün batımı fotoğrafı için. Fotoğrafı çekmeyi planladığımız mekânı bir iki gün gözlemlemek, en iyi açıyı ve en iyi fotoğraf saatini belirlemek için idealdir. Buna rağmen fotoğrafı çekeceğimiz gün çekim bölgesine belirlediğimiz çekim saatinden biraz erken gitmek faydalı olur. Bununla beraber gün batımı fotoğrafının en önemli ayrıntısı bulutlardır. Bulutların olmadığı bir günde günbatımı fotoğrafı çekmenin pek anlamı yoktur.


Özellikle bahar aylarında güneş ışınlarının yatay olarak geldiği zamanlar, fotoğraf çekmek için uygun bir dönemdir. Bu tür fotoğraflarda amaç güneşin batışını anlatmak değil, güneşin batışı sırasında gerek güneşteki, gerekse bulutlarda ve doğadaki renk değişimlerinin ahengini ve esprisini yakalamaktır. Bu nedenle fotoğraflarımızda güneş olmadan da günbatımının bu renk cümbüşünü ifade eden fotoğraflar çekilebilir.
Günbatımı fotoğrafı çekerken yaptığımız kadraj içine güneşi alarak ölçüm yapmak çekilen fotoğrafta ışık sorunları olması anlamına gelebilir. Bu yüzden güneşi karenin dışında bırakarak ölçüm yapıp fotoğrafı çekmekte fayda vardır. Bununla beraber genellikle usta fotoğrafçılar güneş dışarıda bırakılarak yapılan ölçüm değerinin bir alt ve bir üst değerlerinde de birer kare fotoğraf çekerler. Örneğin güneş kare dışında bırakılmış şekilde yaptığınız ölçümde; hızı: 30 (1/30), diyaframı da: 5.6 (f) buldunuz, bu durumda iki yol izleyebilirsiniz. Birinci yol hızı sabit bırakıp, diyaframı değiştirmek ikinci yol ise diyaframı sabit tutup hız ile oynamaktır. Tercih edeceğiniz yola karar verirken kullandığınız makinenin özellikleri ve çekim ortamı ön planda tutulmalıdır. Eğer ayak kullanmadan çekim yapıyorsanız hız ile oynamanın bir anlamı olmadığı ortadadır.
Hatalı çekim örnekleri


Günbatımı fotoğrafı çekerken, günbatımı ile aranıza alacağınız ya da almayacağınız objeler anlamı güçlendirecektir. Günbatımını deniz kenarında fotoğraflıyorsanız kareye bir balıkçı teknesi ya da olta ile balık avlayan bir objenin konması iyi olacaktır.
Günbatımı fotoğrafı çekerken araya girecek objeler arkadan aydınlandığın için genellikle siluet olarak düşecektir fotoğraf karesine, bu durum hoş görüntüler çıkmasına sebep olabilir. Ama siz bu objenin daha belirgin olmasını isteyebilirsiniz. Bu gibi bir durumda dolgu ışığı kullanmakta fayda vardır. Dolgu ışığını en kolay flaş kullanarak elde edilebilir. Kullandığınız flaşın özelliklerine göre çekim esnasında objenin üstüne ne kadar ışık düşeceğine karar verip uygun anda flaşı patlatabilirsiniz. Bunu yaparken flaşı ister makine üstünde, isterseniz de elinizde kullanabilirsiniz. Makine üstünde flaş kullanacaksanız pozlamanın başladığı anda flaşın patlayacağını (makine üstünde başka bir ayar yok ise) unutmamanız gerekir. Flaş elde kullanılacaksa pozlamanın başı ile sonu arasında patlatmaya dikkat etmemiz gerekir.


 

Portre fotoğrafı çekimi

Portre fotoğrafı içine fotoğrafı çekilen kişinin anlık yaşantısının belgelenmesi olarak baktığımızda ortaya birçok sorun çıkar. Her insan ayrı bir dünyadır, her insan olaylara farklı bakar. Bütün bunların belgelenmesi ise oldukça zordur. Kimi fotoğraf sanatçıları (Ara GÜLER, Sabit KALFAGİL v.b.) sadece portre çekerek bu konuda ustalaşmışlardır.

Her insan ayrı bir dünya olduğunu göz önüne alarak öncelikle anlatılacak kavramların fotoğrafçı tarafından iyi bir şekilde anlaşılması ve bu anlatım için en uygun zamanın bulunması gerekmektedir. Çok kolay gibi bu kavramlar fotoğrafçılığın belki de en zor yanıdır. Portre fotoğrafı çekerken kullanılacak film, makine, objektif portre fotoğrafçılığına uygun seçilmeli ve bütün bunlarla beraber ışık çok iyi ayarlanmalıdır.

Portre fotoğraflarının çekilmesinde genelde 80-200 mm. odak uzunluğuna sahip objektiflerin kullanıldığı gözlenir. Daha geniş açılı objektiflerle perspektif bozukluğuna neden olur. 200 mm. Den daha uzun odak uzunluğu ise derinlik etkisi yok olur. Portre fotoğrafçılığına uygun objektif ise 80 mm'lik objektiftir.

Sanılanın aksine güneşli bir havada dışarıda (güneş altında) portre fotoğrafı çekmek çok zordur, bu gibi ortamlarda parlak güneş ışığı kişinin yüzüne dik bir açı ile geldiği için kişinin yüzünü buruşturacak, gözlerini kısacaktır. Bununla beraber kişinin yüzünde engellenemeyen gölgeler olacaktır. Bu tür durumlarda sert ışıkların yumuşatması için yansıtıcı yüzeyler ya da dolgu flaş kullanılabilir ama bizler profesyonel fotoğrafçılar olmadığımız için yansıtıcı yüzeylerimizin olması beklenemez. Bu yüzden siz siz olun eğer güneş altında portre çekmek zorunda kalırsanız, objeyi direkt ışık almayacak bir yerde fotoğraflamayı deneyin.


Güneş ışığının obje üstüne direkt olarak gelmesi sorun yaratırken bu ışığın objenin arkasından gelmesi enteresan etkiler yaratabilir. Bu tür fotoğraflar için en uygun güneş ışığı sabahın erken ve akşam gün batmadan bir iki saat önceki ışığıdır.

Portre fotoğrafçılığında netleme kişinin göz bebeklerine yapılmalıdır. Objenin arkasında görüntüyü bozan ya da dikkati dağıtan detaylar varsa diyafram değeri ile oynanarak arka kısım netsizleştirilebilir. Böylece fotoğrafa derinlik hisside verilmiş olur.

 
Yakın (makro) çekim  
Diğer ismi makro olan çekimler için uzun odaklı objektiflere ya da close-up lens, konvektör veya extension tupe denilen ve objektifin odak uzaklığını değiştiren küçük borular gibi yardımcı malzemelere ihtiyacımız olacaktır. Genellikle piyasadan alacağımız fotoğraf makineleri ile gelen 50 mm.lik normal açılı objektifler makro çekimi için uygun değildir. Bu objektiflerle konuya 45-50 cm.den daha fazla yaklaşmak mümkün değildir. Oysa tele objektifler aynı mesafeden konunun daha az (ayrıntıyı) bir bölümünün film üzerine düşmesini sağlar. Konuya daha fazla yaklaşarak ayrıntıların fotoğraflarını çekmek için tele veya Zum objektifler kullanılır.

Makro çekimlerde, alan derinliği çok kısıtlıdır, dar açılı objektif ve konuya yaklaşma alan derinliğini azaltır. Bunun yanı sıra birde açık diyafram tercih edildiğinde alan derinliği bazen santimlerle (kullandığınız objektif ve yaklaşma durumunuza bağlı olarak bazen milimetre bile olabilir) ifade edilecek kadar azalır. Alan derenliğinin azalması, konunun can alıcı yerinin net, geri planın tamamen netsiz olması fotoğrafa ayrı bir anlatım katar. Böylece belirtmek istediğiniz konu çevresinden ayrılıp ön plana çıkar.

Makro çekimlerde doğru noktanın seçilerek netlik ayarının yapılması gereklidir. Netliği etkileyen diğer önemli bir nokta ise, bu tür için kullanılan objektiflerin genellikle ağır olmasıdır. Bu ağırlık yüzünden makine ve objektif titremeye müsaittir. İlkbahar aylarında bir çiçek makrosu çekmek istediğiniz de ortamda ki rüzgar çiçeğin sallanmasına sebep olacaktır, bu yüzden doğru netlik noktasını bulmanız hemen hemen imkansız bir hale gelecektir. Bu durumlarda en uygun çekim için rüzgarın en az olduğu saatlerin tercih edilmesi ve çekimde sehpa kullanmaktır.
Geniş açılı (balıkgözü) objektiflerle makro çekimler yapıldığında objede meydana gelecek perspektif kaymaları ilginç görüntüler meydana getirebilir.




Yazılar sayfasına git...
Sayfa başı    
 
 

Content on this page requires a newer version of Adobe Flash Player.

Get Adobe Flash player